8 Kasım 201

  TR AR

ANA SAYFA

 
Cemaleddin Hocaoğlu
 
M.Metin Müftüoğlu
 

E-Mail

Kitaplar:

Hilafet ve Halife

Beyyine - 1 -

Beyyine - 2 -

Beyyine - 3 -

Beyyine - 4 -

Hakimiyyet -5 -

M.Kemal (Bilgiler)

LAİKLİK

 

 
 

H U T B E L E R Cemaleddin Hocaoğlu (r.a.)

 

HUTBE: -27- Hutbemizin mevzuu:

İSLAM’DA MESCİDİN YERİ VE ÖNEMİ!

Mescidler; topluca Allah’a ibadetin yapıldığı yerler olup İslam'ın şiarındandır. İslam dini bu kutsal mekânlara çok önem vermiş, buraların imâr edilmesini emir ve tavsiye etmiştir. Cenab-ı Hakk Tevbe Suresi‘nin 18. Ayetinde; ‘‘Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve âhiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imâr eder. İşte, onların hidayete, doğru yola erenlerden olmaları umulur!‘‘ buyurmaktadır.
Âyette geçen 'imâr etme' anlamı hem maddî kapsamında inşâ, tamir, tefriş ve hizmetleri, hem de manevî olarak buralarda başta beş vakit namazlar olmak üzere mevcudiyetlerine sebep teşkil eden her türlü ibadet ve taatin ifâ edilmesi, Müslümanlarca dolup taşması anlamlarına tevil edilir.
Peygamber Efendimiz bir hadîslerinde ‘‘Yeryüzünde Allah'a en sevimli yerlerin mescidler‘‘ olduğunu bildirmiştir. (Müslim)
‘‘Daha ilk günden (Allah’ın emrine ve rızasına uygun olarak) takvâ üzerine kurulan mescid içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. O (mescidin) içinde temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever!‘‘ (Tevbe; 108)
İşte Kubâ Mescidi, İslam tarihinde Takva esasına göre yapılan ilk mescittir. İkinci mescit ise, Peygamber'in Medine'ye vardıktan sonra yaptığı mescittir ki, Mescid-i Nebevî diye bilinir.

Müslümanlar Açısından Cami ve Mescidlerin Rolleri:
Camilerin rollerini, a) Mabed, b) Yönetim merkezi, c) İlim ve kültür merkezi olarak üç grupta mütalâa etmek mümkündür.
a) Mabed olarak: Esas itibariyle mescidler içinde ibadet edilmek üzere inşa edilmişlerdir. Bu itibarla kudsiyet kazanmışlar ve "Allah'ın evi" adını almışlardır. Kur'an Allah'ın adının anılması için yapıldığını belirtmektedir (Cin, 18). İslam dini toplu ibadeti teşvik etmiştir. Cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınandan 25-27 derece daha üstün tutulmuştur. Her renkten ve sınıftan insanın bir araya gelip omuz omuza ibadet etmeleri, sosyal dayanışmanın sağlanmasında önemli bir faktör olmuştur.

b) Yönetim Merkezi Olarak: Peygamber (s.a.v.)'in nübüvvet görevi yanında, devlet başkanlığı, hâkimlik, komutanlık gibi görevleri de vardı. Bu görevler, İslam devlet başkanının görevleridir. Medine'deki Mescid-i Nebevî O'nun (s.a.v.) bu görevlerine uygun olarak devletin idare merkezi özelliği taşımakta idi. Elçiler orada karşılanır, bazen orada misafir edilir, ordu orada teçhiz edilip sefere gönderilir, dâvâlara orada bakılır, devletin hazinesi orada muhafaza edilir ve sarfedilmesi gereken yerlere oradan sarfedilirdi. Camilerin bu görevleri vilâyetler düzeyinde de aynı idi. Camiler halkın birbirleriyle ve devletle kaynaştığı bir yer durumundaydı. İlk Osmanlı camileri de bir devlet merkezi olarak plânlanmış ve bu görev için kullanılmışlardır.

c) Bir İlim ve Kültür Merkezi Olarak: Hiç bir din İslam kadar ilme önem vermemiştir. Kendisinin "Muallim" olarak gönderildiğini ifade edenPeygamber Efendimiz Mescid-i Nebevî'deki "Suffe" ile, üniversitelerin ilk temelini atmıştır. Suffe yatılı bir üniversite özelliği taşımakta idi. Peygamberle başlayan ders halkaları değişik ilim dallarını da içine alarak yüzyıllarca, mescidlerde devam etmiştir.
Bizler de bu feyiz kaynağını devam ettirmek için diyoruz ki; ‘‘İlim yönünden evleriniz birer medrese, camileriniz birer üniversite olmalıdır!‘‘
Resulullah zamanında değişik sosyal amaçlar için de kullanılan mescid (cami) bir çok müessesenin temelini oluşturur. Camilere sığamaz hale gelen bu müesseseler daha sonra külliyeleri meydana getirmiştir. Zamanla camiler, herkesin okuması için bir kütüphane hizmeti de vermişlerdir.

Aziz Mü’minler!
Müslümanları bir araya getirmesi, onlara dayanışma ruhu aşılaması, faziletlerinden bazılarıdır. Bu faziletleri maddeler halinde şu şekilde sıralamak mümkündür:
1-Vaktin evvelinde namaza gitmek, 2- İslam şiârını açığa vurmak, 3- İbadet üzerinde toplanarak yardımlaşmakla şeytanı çileden çıkarmak, 4- İbadete karşı gevşekliği olanın canlanması, 5- Münâfıklık vasfından ve suizandan selâmette bulunmak, 6- Komşular arasında kaynaşma düzeninin kurulması, 7- Namaz vakitlerinde semt sakinlerinin buluşmaları, 8- Müslümanlar arasında bulunması gerekli olan birlik ve beraberliğin örnek bir misâlini vermek ve pekiştirmek.

Hutbemizi Peygamber Efendimiz’in bir kaç hadisi ile bitirelim:
'Kim namaz (vaktini) beklemek için mescitte oturursa, o kişi namazda sayılır.' (İbn Hanbel)
"Bir kimse güzelce abdest alır, sırf namaz için camiye giderse, camiye varıncaya kadar atmış olduğu her adıma mukabil bir derece yükselir ve bir günahı silinir." (Ebû Davud)
“Kim Allah rızasını gözeterek, Allah için bir mescid yaptırırsa, Allah da onun için cennette bir köşk yaptırır.” (Müslim)
“Mescidlere devam etmeyi alışkanlık haline getiren bir adamı gördüğünüz zaman, onun gerçek mü’min olduğuna şahitlik ediniz” buyurmuştur.


<----> H U T B E L E R
- D I G E R <---->

 

 

 

 

 

 

 

   
www.seriat.net. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz