8 Kasım 201

  TR AR

ANA SAYFA

 
Cemaleddin Hocaoğlu
 
M.Metin Müftüoğlu
 

E-Mail

Kitaplar:

Hilafet ve Halife

Beyyine - 1 -

Beyyine - 2 -

Beyyine - 3 -

Beyyine - 4 -

Hakimiyyet -5 -

M.Kemal (Bilgiler)

LAİKLİK

 

 
 

H U T B E L E R Cemaleddin Hocaoğlu (r.a.)

 

HUTBE: -24- Hutbemizin mevzuu:

HZ. İSA VE MİLADİ YILBAŞI!..

“Onlar, biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliriz? dediler. Çocuk, ben şüphesiz Allah’ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım, beni mübarek kıldı. Yaşadığım sürece namaz kılmamı ve zekat vermemi, anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum gün de, öleceğim gün de, dirileceğim gün de ‘bana selam olsun’ dedi.” (Meryem Suresi, Ayet 29-33)

Aziz Müslümanlar!
Hristiyanlar, miladî takvimin başlangıcı olan İsa (a.s.)’ın doğum yılını „0“ (sıfır) olarak kabul ederler, buna göre miladî yılı hesaplarlar.
1 Ocak’ı Hz. İsa’nın sünnet edildiği tarih kabul edilerek, Putperest Roma’nın Kralı Sezar tarafından yılbaşı olarak belirlendi.
Türkiye’de 26 Aralık 1925’te ise Peygamberin Hicretini esas olan ve müslümanların kullandığı 1341 yıllık Hicrî Takvimi kaldırdı, yerine Hrıstiyan aleminin kullandığı miladî takvim kabul edildi.

Hz. İsa (a.s.)’ın doğum ve hayatından hülâsa olarak kısaca bahsedelim:
Hz. İsa (a.s.), Hz. Meryem’in oğludur. Rivayete göre; Hz. İsa Beyt-i Makdis’e (Kudüs’e) bir kaç mil mesafede bulunan „Beyt-i İahm“ köyünde, Kanunîevvel’in yani (Aralık ayının) 24'üne tesadüf eden Çarşamba gecesi doğmuştur.
Biraz izahatta bulunmak gerekir. Çünkü bu Peygamber hakkında yanlış düşünenlerin ve küfre girenlerin sayısı çoktur. Kim ne derse desin, İslam’a göre Hz. İsa ancak peygamberdir ve mümtaz bir insandır. Anadan babasız ve harikülâde olarak, Allah’ın „Kün“ (ol) emriyle doğmuş olması, kendisinin ilâh olmasını asla gerektirmez. Bu ancak, Allahü Teala’nın, her şeye hakim ve kadir olduğuna ait bir delildir. Nitekim hristiyanlarca da kabul edildiği vechiyle, Hz. Adem hem babasız, hem de anasız yaratılmıştır. Daha evvel ki, peygamberler gibi, Hz. İsa’ya da Allah tarafından peygamberliğini kuvvetlendirmek için mucizeler verilmiştir.
Mesela; Hastaları ilaçsız iyi etmek, Allah’ın izniyle ölüleri diriltmek gibi ve kendisine ilahî emir ve nehiyleri bildiren hakikî İncil ayetleri de vahy edilmiştir.
Hz. İsa, kendisinden evvel gelen bütün peygamberleri ve hususiyla Musa Peygamberi ve ona gelen Tevrat’ı tasdik etmiş ve kendisinden sonra gelecek olan Ahir zaman Peygamber’i Hz. Muhammed’i de tebşir ve tasdik etmiştir.

Hz. İsa, kavmine: „Allah, benim de Rabb’im, sizin de Rabb’inizdir. Yalnız O’na ibadet edin, en doğru yol budur“ deyip helal ve haram olan şeyleri de bildirmiştir.
Kendisinin ilahlıkla ve ilahî oğullukla hiçbir alakası yoktur.
Hz. İsa, kendisine ve validesine yapılan bu çeşit yalan isnadlardan Cenab-ı Hakk’ın manevî huzurunda şiddetle teberri edecek ve bunların ancak sonradan uydurulmuş, kuru bir isnad ve iftiradan ibaret bulunduğunu söyleyecektir.
Kur’an’ımıza göre; Hz. İsa ne çarmıha gerilmiş, ne de öldürülmüştür. O, Cenab-ı Hak tarafından âli (yüksek) bir makama kaldırılmıştır. Tekrar yeryüzüne inecektir.
Ve son olarak şunu söyleyelim ki; bütün Peygamberler müslümandır. Hz. İsa’da müslümandır. Ve kendilerine gerçekten inanan insanlar da müslümandır. Tebliğ ettikleri din de İslam’dır. Bütün peygamberler tebliğ metoduyla hareket etmişlerdir. Hristiyanlık diye, Hz. İsa tarafından bir din tebliğ edilmemiştir. Bu sonradan uydurulmuştur.

Bugünkü hristiyanlara gelince, onlar Kur’an’ın beyanına göre dalâlet içindedirler. Şöyle ki; Maide Suresi’nin 73. ayetinde, Mevla’mız mealen; „Allah, üç ilahdan üçüncüsüdür, diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Halbuki bir tek ilah’dan başka ilah yoktur!“

Kur’an’da 25 defa ismi geçen bu büyük peygamberin hakkında bir ayet-i kerîmede şöyle buyurulmaktadır: “Hani Melekler, dediler ki: “Meryem, doğrusu Allah kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsâ Mesih’tir. O, dünyada ve ahirette “seçkin, onurlu, saygındır” ve (Allah’a) yakın kılınanlardandır.“ (Ali İmrân, 45)

Hutbemizi İsa (a.s.)’ın ’’İlim ve İbadet’’ ile ilgili sözleriyle noktalıyalım:
“Bilginin, öğretmedikçe ve onunla amel etmedikçe sana bir faydası olmaz. Kendisiyle amel etmediğin müddetçe bilginin çokluğu sadece senin kibrini artırır.”

Bir defasında Meryem oğlu İsa (a.s.) Havarilerine: “Ne oluyor da ibadetlerin en üstününü yapmıyorsunuz?” diye sordu. Onlar da: “İbadetlerin en faziletli olanı hangisidir?” dediler. Hz. İsa da, “Allah için alçakgönüllülüktür.” cevabını verdi. (Ahmed bin Hanbel, Zühd)


<----> H U T B E L E R
- D I G E R <---->

 

 

 

 

 

 

 

   
www.seriat.net. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz