8 Kasım 201

  TR AR

ANA SAYFA

 
Cemaleddin Hocaoğlu
 
M.Metin Müftüoğlu
 

E-Mail

Kitaplar:

Hilafet ve Halife

Beyyine - 1 -

Beyyine - 2 -

Beyyine - 3 -

Beyyine - 4 -

Hakimiyyet -5 -

M.Kemal (Bilgiler)

LAİKLİK

 

8 Kasım 20185610 dan beri

 

H U T B E L E R

HUTBE: 12-

 Hutbemizin mevzuu:

HİCRİ TAKVİMİN ÖNEMİ!..

 

’’Sizden öncekilerin yoluna ve adetlerine karış karış, adım adım uyacaksınız. Hatta onlar keler deliğine girse, siz de onları takip edeceksiniz, taklit edeceksiniz!’’ diye ifade edilen batı ve batıcı, (Yahudi ve Hıristiyan)’lara bir kere daha uymanın ifadesi demektir. (Buhari ve Müslim)


Biz müslümanlar olarak inancımızda, itikadımızda, muamelatımızda ehl-i küfre benzememekte hassas olduğumuz kadar, hayatımızın her noktasında da hassas olmak mecburiyetindeyiz.


İtikadi, imani, iktisadi, siyasi, şahsi, ailevi, içtimai hiçbir mesele de benzemeyin buyuran Peygamberin emri fermanına, tavsiyelerine kulak verip uymak zorundayız.


Evet, ittiba, inkıyat, imtisal etmek mecburiyetinde olan bizler, biz müslümanlar Miladi takvim yerine, Hicri takvim kullanma zaruretini idrak etmelidirler.


Daha bir çok sebeple birlikte, en büyük sebep diyebileceğimiz, müslüman milletin dışındakilere benzememe hususundaki zaruretten veya benzemedeki mahzurdan ötürüdür ki; Peygamber Efendimizin dostu, O’nun Halifesi Ebu Bekir Sıddık Efendimiz; ’’Benden sonraki iki şahsa uyunuz’’ ifadesindeki iki şahıstan ikincisi olan Ömer’ül Faruk (r.a.) Hicret-i Nebeviyi esas alarak, Hicri takvimi kullanmaya başlamıştır. Hicri takvimi bütün devletin resmi yazışmalarında kullanmaya başladıkları gibi, o günden yakın zamana gelinceye kadar bütün İslam aleminde resmi ve gayri resmi, ferdi ve umumi işlerde kullanılmıştır.
Takvim sistemindeki değişiklik; 26 Aralık 1925’te çıkarılan 698 sayılı kanunla ülkemizde resmi devlet takvimi olarak hıristiyanların Miladi Takvimi kabul edilmiştir. Türkiye’de 1 Ocak 1926’dan itibaren Miladi takvim kullanılmaya başlanmıştır.


Hicri takvim 13 buçuk asır bütün dünya müslümanları tarafından hüsnü kabul görmüştür. Hiçbir müslüman buna itiraz etmemiştir. Bu durumun güzelliği; ’’Müslümanların güzel gördüğü Allah’ın indinde de güzeldir’’ hadisiyle de teyid edilince biz müslümanlara düşen, hıristiyan ve diğer küfür milletlerine ait takvim usulünü bırakıp, Hicri takvim kullanmaya başlayarak ömrümüzün her anında dinimize uygun bir hayata dönmektir.
Hicri Takvim ve Dini Hayatımız:


Müslüman, Hicri takvimi kullandığı nisbet de dini hayatla alakalıdır desek mübalağa olmaz her halde. Çünkü daha İslam’ın temeli olan Oruç, Hac, Zekat gibi muhkem farizalar bile ancak Hicri takvime göre ifa edilirse muteberdir.
Oruca başlamak ve bayram yapmak hilalle göredir. Yani Hicri takvime göredir. Haccın iki rüknünden birisi olan ’’Arafatta Vakfe’’ Hicri takvime göredir. Bir gün evvel ve sonra olması halinde ifa edilmiş olmaz. Zekat da böyle!


Zengin bir müslümana Zekatın farz olması için Hicri takvime göre bir sene geçmesi lazım, malın üzerinden. Zekat vermeye başladığı andan itibaren de ikinci ve müteakip senelerde bir Hicri yıl (yani 355 gün) geçince Zekat vermek farz olur. Görülüyor ki, İslam’ın temeli olan ibadetlerde bile Hicri takvim geçerlidir ve esastır.
Bundan başka boşanmada, iddetde, nafakada, yeminlerde, keffaretlerde, icarlarda, ticarette ve bir çok mevzuuda hep Hicri takvim geçerlidir.


Hicri takvim kullanmak aynı zamanda fakir ve fukarayı, zayıf ve düşkün halkı daha çok gözetmek demektir. Beşeri sistemlerden olan sosyalistlerin, komünistlerin, demokratların istismar ettiği halkı gözetmek demektir. Hicri takvim demek, inasanlık demektir, zayıftan yana, ezilmişten yana olmak demektir.
İslam’ a göre Zekat zenginlerden alınıp fakirlere, muıhtaçlara verilir. Hicri takvim 354, 355 gün, Miladi takvim 365, 366 gündür. Arada 11 günlük bir fark var. 30 küsür senede Hicri sene, Miladi seneye nazaran bir daha fazla geçmiş olur. İnsanın hayatı ortalama 65-70 arasındadır. O zaman hayatında (Miladi seneye nazaran) iki defa fazla Zekat alacak demektir.
Hicri takvimi kullanmanın zaruretinden ve faydalarından uzun uzadıya bahsetmek için burada ne yerimiz ne de zamanımız müsaid değil!


Biz burada mevzumuzu bağlarken, Resulullah (s.a.v.)’in Hicretini esas alan takvimi kullanmaya bundan 33 sene önce başlayarak, daha nice İslamî esaslara dönmemizi ve unutulan ve unutturulmak istenen Peygamber sünnetlerini bir bir ihya edebilmeyi lütuf etmesini Yüce Yaradanımızdan niyaz eder, tekrar Hicri 1439 senenini tebrik ederiz.


Cenab-ı Hakk, içinde bulunduğumuz Hicri senemimizi ve Muharrem ayını,

bir çok hayır ve bereketlere vesile kılsın.


Amin!

 

 



HUTBE - 1 "Fatiha" suresidir

HUTBE - 2   Kur'an-ı Kerim'e göre insan

HUTBE: 3-
İmandır

HUTBE: 4- Kâfirlerdir

HUTBE: 5+6 Münafıklardır

HUTBE: 7- Tevhid

HUTBE: 8-
İman ve kanundur

HUTBE: 9- İslam'ı tebliğdir.1

HUTBE: 10 -
 İslamı tebliğdir.2

HUTBE: 11-
HİCRİ TAKVİMİN ÖNEMİ!..

HUTBE: 12-
Mü’minler Olarak Kainattaki Dayanışmayı Örnek Almalıyız!


HUTBE: 13-
12 EKİM 2004 TARİHİNİ UNUTMADIK!..


HUTBE: 14-NASIL YAŞARSANIZ ÖYLE ÖLÜRSÜNÜZ!..

HUTBE: 15-HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR!

HUTBE: 16-YÜCE KİTABIMIZ KUR’AN!

HUTBE: 17-Haberi araştırmaktır


 
   
www.seriat.net. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz