HAKİMİYYET KAYITSIZ ŞARTSIZ ALLAH´INDIR
  Hüküm Sadece O´nundur. O Rahman ve O Rahimdir. Ne zaman Tevhid, hak ve adalet Tebliğ edilmeye başlanmış ise karşısına şirk, batıl, zulüm dikilmıştir!
 
Arabic
English
Deutsch
Kürtce
Bosnak

ANA SAYFA

E-Mail

 
Kitaplar:

Hilafet ve Halife

Beyyine - 1 -

Beyyine - 2 -

Beyyine - 3 -

Beyyine - 4 -

Hakimiyyet -5 -

8 Kasım 2010 dan beri

10187
M.Kemal (Atat.)
  28561
 

H A B E R L E R

Kürt Sorunu ve Hazırlayan Nedenleri

 „Ey şecâat-ı nihâd rüesâ-yı Ekrâd! Şimdiye kadar padişaha iktida ettiniz ki; milletin vahşetinden dolayı tedenni ve inkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebri millette isti’mal lüzum gördünüz. Şimdi de padişah yine size imamdır. Iktida ediniz ki, o ömr-i ebediye mazhar olan mâ’rifet ve adaleti ile milletini idare edecek. Siz de öyle yapınız. Ta ki necat bulasınız! Kuvvet ve cebr yerine akıl ve adaleti istimal ediniz! Ve tahvif yerinde muhabbeti ikame ediniz ta riyasetiniz berdevam olsun!“

 Bediüzzaman Said-i Nursi

 

Onun (Allah’ın) varlığın delillerden biri de lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz, bunda bilenler için dersler vardır!“ (Rum, 22)

Bugün, dünya haritasına baktığımız zaman gayr-i müslim cephesinde büyük bir yakınlaşmanın, birleşmenin, birlik ve beraberliğin yaşanmakta olduğunu müşahade ederiz. Avrupa’nın tek para birimi, tek askerî teşkilat, tek savunma teşkilatı, tek ortak pazar ve kısacası tek ülke olma yolunda ilerlemesi bizim bu görüşümüzü desteklemektedir.

İslam dünyası ise imamesi kopan tesbihin taneleri gibi dağılmış ve paramparça olmuştur. Bu bölünme neticesinde çeşitli devlet ve devletçikler ortaya çıkmıştır.

Bu dağılma neticesinde ortaya çıkan İslam ülkeleri tekrar vahdet yerine tefrikayı seçtiler veya seçmeye mecbur bırakıldılar. Anlaşmadılar, aralarında savaştılar ve aralarına utanç duvarları örmeye başladılar. İslam ülkelerinin bu bölünmüşlüğü yetmiyormuş gibi, bazı müslüman ülkeler kendi içinde bölünme ve parçalanma vetiresi yaşanmakta iken, bazıları da bu vetire (Sürece’ye) girmek üzeredir.

Türkiye malesef bu sürece doğru girmek üzere. Bunca yıl birlikte yaşayan Kürtler’e ve Türkler’e ne oldu ki, bölünme eşiğine geldiler? Daha sarih bir ifadeyle; Kürt sorunu nasıl ortaya çıktı?

Bu yazı „teşhis ve tedavi yolları“ diye iki bölüm ihtiva etmektedir: Önce teşhis, sonra tedavi! Öncelikle ve özellikle şunu ifade etmeyelim ki, Kürt meselesi inkâr edilemez bir vakıa! Kürt meselesi için Doğu ve Güneydoğu meselesi vb. tanımlar kullanmak, resmî ideolojinin çarpıtmasından başka hiçbir anlam taşımamaktadır!

Kürt sorunu konjoktüreldir, yani Kürt sorunu hem siyasî, hem iktisadî, hem sosyal hem de kültürel bir sorundur. Bu sorunları önce başlıklar halinde belirtelim.

 

1- SISTEM (REJIM) SORUNU:

- Katı merkeziyetci yönetim meselesi;

- Milliyetçi bir ideolojinin benimsenmesi;

- Ulusal devlet anlayışının benimsenmesi;

- Uhuvvet, kerdeşlik bağının koparılması.

 

2- SIYASAL SORUNLAR:

- Hükümetlerin yanlış uygulamaları;

- Can, mal, namus, yol vb. emniyetinin olmaması;

- Yöre halkının meselerinin tam olarak bilinmemesi, bilinse bile bu meseleleri acilen çözecek etkili ve yetkili bir makam veya kurumun bulunmaması;

- Bugüne kadar bölgeye yeterince hizmet götürülmemesi;

- Nihayet son yıllarda kaldırılan olağanüstü hal uygulaması meselesi;

- GKK (Geçiçi Köy Koruculuğu Sistemi);

- Yanlış „din“ politakalarının takip edilmesi ve uygulaması;

- Otorite boşluğu.

 

3- SOSYAL SORUNLAR:

- Sosyal hizmetleri ifa edecek kadronun yetersizliği;

- Insan hakları ihlalleri;

- Bölge halkının horlanması, tahkir edilmesi ve dışlanması;

- Binlerce köyün devlet tarafından boşatılması;

- Binlerce insanın tutuklanıp işkenceden geçirilmesi;

- Milyonlarca insanın, yerinden yurdundan metropollere veya Avrupa’ya göç ettirilmesi.

 

4- EKONOMIK SORUNLAR:

- Bölgenin ekonomik açıdan geri kalmışlığı veya bırakılmışlığı;

- Işsizlik meselesi;

- Yatırımların ve altyapının yetersizliği;

- Medrese mezunlarının istihdam edilmemesi;

- Işgaline kadar Irak devletine uygulanan ambargo.

 

5- KÜLTÜREL SORUNLAR:

- Kürtçe’nin 1993’e kadar yasak olması;

- Kürtçe basın, yayın, eğitim ve öğretimin yasak olması;

- Medreselerin kapatılması;

- Kürtoloji ve Kürt Enstitüleri’nin yasak olması.

 

KÜRT SORUNUN TEMEL SEBEPLERI:

1- REJIM SORUNU:

Türkiye’de siyaset Tanzimat’la birlikte bozulmuş ve milliyet unsuruna önem verilmeye başlanmıştır.

Türk olmayanlar ikinci sınıf vatandaş muamalesine tâbi tutulmuşlardır. Bu siyaset Cumhuriyet devrinde daha açık ve seçik bir şekilde uygulanmaya başlandı.

Tabii rabıta olarak Türk milleti rabıtasına önem veriliyordu. M. Kemal şöyle diyordu:

„Bu milleti (Türkiye’de yaşayan herkesi) birbirine bağlayacak rabıta Türk milleti rabıtası olacaktır!“

Bu tür politakalar ısrarla uygulanınca ülke bölünme eşiğine geldi. Türkiye bir milletler mozayiği olduğu için „Ne mutlu Türk’üm diyene!“, „Bir Türk dünyaya bedeldir!“, „Türk öğün, çalış, güven!“, „Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur!“ gibi sloganlar Türk olmayan unsurları tahrik, teşvik etmiş ve primlendirmiştir.

Rejim Kürt kimliğini inkâr etmiştir. Kürt kimliği inkâr edilince direk olarak bütün hakları inkâr edilmiş sayılır. Zira halk olmayınca hak olmaz!

Inkâr politikası tutmayınca Kürtler’in de Türk olduğu lanse edilmiştir. Bu da tutmayınca, „Kendini Türk hisseden herkes Türk’tür!“ denildi.

Ancak bu politikalardan hiçbirisi tutmadı. Bu kabil politikalar, halkları birleştirip bütünleştirmedi, aksine halkları bölük-pörçük etti. Türk olmayan unsurların resmî ideolojide olan tepkisini artırmaktan başka hiçbir işe yaramadı.

20. asrın başlarında batılılaşma ve milliyetçilik hareketleri Türkiye’de milletleri de etkilemiştir. Zira milletlerin resmî ideolojiye tepkisi, milliyetçilik fikirlerinin benimsenmesine yol açmıştır. Görüldüğü gibi Kürt meselesinin oluşmasında en büyük müsebbip rejimin bizzat kendisidir.

 

2- SIYASAL SORUNLAR:

Cumhuriyet döneminden beri siyasîler kasıtlı olarak bölgeye hizmet götürmeyerek bölgeyi geri bırakmışlardır. Bazı kimseler Kürtler’e siyasî açıdan iyi bakılmadığına ve siyasal hakların verilmediğine dair görüşü reddetmekle ve bunun doğru olmadığını söylemektedirler. Görüşlerini teyir etmek için, Kürtler’in siyasette aktif rol aldıklarını, seçme ve seçilme hakkına sahip olduklarını, milletvekili, başbakan, hatta cumhurbaşkanı bile olabildiklerini örnek olarak göstermektedirler. Halbuki böyle kariyer sahibi olanlar resmî ideolijiye adapte olmuş şahsiyetlerdir. Rejimin muhafızları olan kemalist hükümetler, halkın can, mal ve namus emniyetlerini sağlayamamış, bölgede yaşayan müslüman Kürt halkının % 98’i müslüman olmasına rağmen din karşıtı (İslam) politikalar uygulanmış, geçiçi köy koruculuğu sistemini getirerek müslüman Kürt halkını birbirbirine düşman etmiştir. (Zira halen bazı aşiretler arasında düşmanlık ve kan davaları devam etmektedir.) Hiçbir faydası görülmemesine mukabil, olağanüstü hal uygulaması yıllarca ısrarla sürdürülmüştür.

 

3- SOSYAL SORUNLAR:

80 yıldır laik hükümetler tarafından sosyal alanda müslüman Kürt halkına hizmet götürülmemiştir. Bugün bölgede her alanda kadro yetersizliğinin bulunması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin yetersiz olması bunun en açık örnekleridir. Bölgedeki insan hakları ihlalleri son derece doğal bir görünüm kazanmıştır. Yıllardır Kürt halkı horlanmış, dışlanmış ve insanlık dışı muamelelere tâbi tutulmuştur. Şu ana kadar devletin yapmış olduğu baskı ve işkencelerden dolayı binlerce yöre halkı, Avrupa Insan Hakları Mahkemesi’ne (AIHM) başvurmuş ve yüzlerce davada T.C yargılanıp mahkûm edilmiş ve tazminat parası ödemeye mecbur edilmiştir.

 

4- EKONOMIK (IKTISADÎ) SORUNLAR:

Bölge her açıdan olduğu gibi ekonomik açıdan da geri kalmış, daha doğrusu geri bırakılmıştır. Cumhuriyet tarihinde bölgeye yeterli yatırım yapılmamıştır. GAP ise sadece burjuvazi kesime yönelik ve halkın tümüne fayda sağlayamayacaktır. Bölgede işsizlik hat safhada, aynı zamanda alt yapı da çok yetersizdir. Toprağın sadece bir kaç kişi ve aşiret reisin elinde toplanması, toprağı olmayan halk yığınlarını köle haline getirmiş, mağdur ve mahkûm edilmiştir. Islah çalışmaları ve özel teşvik olmadığı için hayvancılıktan sağlanan gelir de çok zayıflamıştır. Bölge halkının en büyük gelir kaynaklarından bir tanesi de Irak devleti ile yapılan mazot taşımacılığında Irak devletine yıllarca uygulanan ambargo nedeniyle hemen hemen ortadan kalkmıştır. Medreseye verilen statünün 1960 yılında kaldırılması, medresede okumuş kesimi işsiz, güçsüz ve mesleksiz bırakmıştır. Bölgesel kalkınma planı bir çok hükümetler tarafında söz verilmesine rağmen halen yapılmamıştır. Ve özellikle ekonomik krizden sonra binlerce insan işsiz ve güçsüz kalmıştır. Ayrıca Türkiye’nin batısıyla kıyaslanmayacak kadar kötüdür.

 

5- KÜLTÜREL SORUNLAR:

Türkiye’de resmî ideolji, Kürt realitesinin 1993’ten beri tanıdığını bütün dünyaya ilan etmesine karşın, Kürt halkına kültürel haklarını vermeme konusundaki kati tutumunu devam ettirmektedir. Böyle kati tutumun sergilenmesine ve sürdürülmesine sebep olarak Türkiye’nin bütünlüğünün muhafaza edilmesi ve sürdürülmesi görüşü gösterilmektedir. Halbuki Kürt halkına kültürel haklarının verilmesi hem dinî hem de insanî bir görevdir. Türkiye’de Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt halkına kültürel hakları, dinsiz ve zalim-i mutlak olan işgalci T.C laik rejimi tarafından verilmedi ve verilmemektedir!

 

NETICE:

Asırlardır müslüman Türk ile müslüman Kürtler dinde kardeş olarak omuz omuza, göğüs göğüse hep birlikte iman ve İslam düşmanlarına karşı çarpışmışlardır. Aralarında en küçük bir ihtilaf dahi olmamıştır. Selahaddin-i Eyyübi, Bediüzzaman Said-i Nursi, Şeyh Said gibi büyük insanlar, büyük âlimler, büyük şahsiyetler İslam’ın tebliğinde erimiş ve müslüman bir Kürt olarak Allah davasına hizmet etmişlerdir.

Peygamberimiz (s.a.v.) de mealen buyuruyor ki: „Arab’ın aceme, acemin Arab’a hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır!“

Yine başka bir hadis’te mealen buyuruyor ki: „Kişi kendisi için istediğini, müslüman kardeşi için istemediği sürece tam iman etmiş sayılmaz!“

Onun için yetim İslam âleminin yetimlerinden biri olan Kürtler’in sorunlarının çözümü için müslümanların vahdetinden başka çıkar yol yoktur!

Selam Hakk’a tâbi olanların üzerine olsun!..

   
www.seriat.net. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz