..............

m 201

TR AR  DE

Anadolu´nun işgalci güçlere karşı kurtuluşundan daha üç ay geçmeden M. Kemal:

“Şahsımın ve ülkemin Fransa'ya karşı hissettiği duygular dostanedir!”

Arama motorlarına “Kurtuluş savaşı” diye verdiğiniz zaman:

Tarih: 19 Mayıs 1919 – 11 Ekim 1922 (Ateşkes) 24 Temmuz 1923 (Barış)

Bölge: Anadolu, Güneybatı Kafkasya, Yukarı Mezopotamya ve Doğu Trakya

Sonuç: Ankara Hükümeti’nin kesin zaferi Osmanlı saltanatı sona erdi. Müslüman ve Ortodoks nüfus mübadele edildi. Lozan Antlaşması imzalandı. Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Bu bilgileri, kelimesi kelimesine elde edeceksiniz. Yani Ankara Hükümetinin zaferi sonucu “Osmanlı Saltanatı” yıkıldı.

Burada Yunandan, Fransızlardan ve ülkeyi işgal eden İngilizlere karşı bir zaferden bahsedilmediğini göreceksiniz.  

M.Kemal´in savaşı İslam dinine karşı, Müslüman kıyımı ile Osmanlıyı yıkmaya yönelik olduğu, ortaya çıkıyor.

Bu günlerde yine M. Kemal´in bir haberi gündeme düştü ve “Atatürk'ün hiç bilinmeyen röportajı ortaya çıktı” olarak yansıdı. Bundan tam 98 yıl önce ´Le Temps´ gazetesine, gazeteci Paul Gentizon'a verdiği bir reportaj.

Bu reportajda işgalci güçlerden, namusumuza el uzatan Fransızlara olan dostluğundan bahsederek, işgalcilere karşı methiyeler düzmektedir.

Reportaja geçmeden önce tarihten birkaç not düşelim:

- Sütçü İmam 31 Ekim 1919 tarihinde Kahramanmaraş´ta ´Milli Mücadeleyi´ başlattı ve “11 Şubat 1920”
tarihinde Maraş´ın kurtuluşuyla mücadele sona erdi.

- Kurtuluş Savaşı´da resmi kayıtlarda “11 Ekim 1922” senesinde sona erdi.

- Reportajda “19 Aralık 1922” senesinde M.Kemal ile yapılmış.

Yani Maraş´ın kurtuluşundan daha iki sene geçmeden ve Kurtuluş savaşından sadece üç ay sonrasına, M. Kemal Fransızlara yönelik:

“Şahsımın ve ülkemin Fransa'ya karşı hissettiği duygular dostanedir.. Fransa ile iyi ilişkiler kurmak istiyoruz çünkü iki ülkenin birçok müşterek çıkarı var”, demektedir. (Le Temps gazetesinden gazeteci, Paul Gentizon, 19 Aralık 1922)

Kurtuluş Savaşından sadece üç ay sonrasına..

M. Kemal´in Fransızlara karşı sıcaktan dostane ilişkilerden bahsetmesi..

İşgalci güçler ile müşterek çıkarlardan bahsetmesi.. Kendisine yönelik söylenen bütün iddiaları, yani “İngilizler ve Fransızlar adına çalışan bir casus” olduğunu doğrulamaktadır.

Daha Kurtuluş Savaşın´ın sıcaklığının üzerinden 90 gün geçmemişken, M. Kemal´in işgalcilerle bu kadar dostane ilişkilerden bahsetmesi, başka türlü nasıl izah edilebilinir?

Reportajdaki sözlerinde yola çıkarak.. Eğer İngilizler ve Fransızlar onun yakın dostları ise, acaba sormak gerek:

M. Kemal´in dostu ve düşmanı kimlerdi?

M. Kemal kimlere karşı savaştı?

M. Kemal neyin zaferini içki sofralarında kutladı?

www.seriat.net