..............

m 201

TR AR  DE

Bir hareket şu üç mertebeden birisine sahip olur:
Ya Doğrudur, Ya Eğrilendir, Ya da Eğrilmişlerdendir!


Hareketin doğru bir gidişatı varsa..

Eğrilmeye ve eğrilmişlere karşı mücadele ederek, direnmek zorundadır. Kendi dışındaki gelişmelerin kötü etkilerinden ve zararlarından cemaatini korumanın yanında.. İçindeki doğrulara da gereken ehemmiyeti vererek ve sahip çıkarak, bir türlü onlara karşı koruma kalkanı oluşturmalıdır. Bu doğruların vesilesiyle aynı zamanda içindeki eğrilenleri de fark ederek, onları ayıklayama yoluna gitmelidir. Ancak bu şekilde hem dışarıya doğru kendisini korumuş olur, hem de içindeki hastalıkları zamanından tespit etmiş ve onlardan da korunmuş olur.

Hareket eğrilmeye doğru yüz tutmuşsa..

Onun gidişatı da iki tarafa doğru gelişebilir: Ya doğruların safına ve mertebesine yükselebilir, ya da eğrilmişlerin konumuna ve derecesine yuvarlanabilir. Bu iki durumdan birisine doğru yürümesi, onun içerisinde barındırdığı iyilerin ve eğrilerin oranına bağlıdır. Bir de tabii ki, onların birbirine karşı mücadelesinin şekline ve şemailine. Hangisi daha ziyade fikrinde samimi ve fedakâr ise, yeterince ağırlığa ve etkiye sahipse, eğrilmeye yüz tutmuş olan hareket de ona göre yolunu alır ve şekillenir. Doğruların safına yükselir ise, eğrilenler bu alanı boşaltır.. Eğrilenlerin derecesine yuvarlanır ise eğer, doğrular bu alanda çekilmek zorunda kalırlar..

Hareket son noktaya varmış ve eğrilmişse..

Onun kurtuluşa ermesi de artık bir o kadar zorlaşmıştır! Çünkü bu hale düşmesiyle artık içerisindeki iyilerden soyutlanmış ve eğrilenlerin eline teslim olmuştur. Bu hareketin yeniden canlanması, dirilmesi ve topluca düzelmesi, artık imkânsız olmuştur. Hiçbir eğrilmiş hareket kendisini hatalı ve yanlış safta görmez ve kendisini doğrunun ta merkezi olarak kabul eder. Sorunun merkezi de işte burada düğümleniyor.

Eğrilmiş bir harekete yanlışlığını kabul ettirmek ve onu doğruların hakikatleriyle tanıştırmak, artık bundan dolayı çok zorlu bir hal alır!. Mücadele artık doğrular ile eğrilmişler arasında sürer gider. Sürdükçe de her kesim kendi alanındaki saflarını güçlendirerek pekleştirir. Böyle bir hareketin düzelmesi ve iyileşmesi, ancak dışarıdaki iyilerin etkisiyle gerçekleşebilir.

İçerisindeki fertlerin olumlu değişimiyle ve bu hareketi terk etmesiyle birlikte, topluca ıslah olarak bulundukları eğrilikten düzlüğe çıkabilirler.

Velhasıl neticeye doğru..

Doğruların arasında olmak kadar, her daim doğru kalabilme mücadelesini canlı tutmak vahimdir. Kalpte, fikirde ve icraatta, bir bütün olarak birlik halinde, insanın kendisini doğrunun safında muhafaza eylemesi gerekiyor. Bunlardan birisinin (kalp-fikir-icraat) eğriliğe doğru kayması, diğer değerleri de zincirleme olarak peşinde sürükleyebilir.

Ve neticede bir ferdin eğrilmesiyle birlikte zincirleme olarak bir hareketin eğrilmesine sebebiyet verebilir. Bundan dolayı bir hareketin hedefiyle, başıyla ve organlarıyla birlikte yaptığı icraatlar da, hakikatin safında yer aldığı kadar.. Doğrunun ve hakikatlerin çizelgesinde an be an kalabilmenin mücadelesini vermesi ve bunların üzerinde titremesi hayatidir.

Öyle ki, fertlerin bulunduğu safın doğruluğu kadar, o mertebenin değerlerini muhafaza eylemesi ve üzerinde durması da çok önemlidir. Bunlardan birisi, diğerinin vazgeçilmez şartıdır.

Hakikat gemisini doğru limana sürükleyebilmek için keskin bir çizelgeye ve derin tecrübeli bir kılavuza..
Hakikat aşığı bir mürettebata ve samimiyetiyle birlikte yolunun sevdalısı yanıp tutuşan öncülere ihtiyaç vardır.


Ne mübarek bir hedeftir bu, uğruna varlığımız feda..

Ne mutlu bir yolculuktur bu, hayatımız feda olsun uğruna..

Ne mutlu yolcular bunlar, şerefli Halifeler Allah yolunda..

www.seriat.net