..............

m 201

TR AR  DE

Haçlıların Vazgeçilmez Savaş Düzeni: D E M O K R A S İ !

Sorunun özüne girerek bir sonuca varmak için, başta bu düzenin yerleştiği ve örnek olarak gösterildiği yerlere bir göz atalım; yani Amerika ve Avrupa´ya! Bu ülkelerde seçimler olur, bir parti başa gelir diğeri gider..

Fakat bunun ne ekonomiye, ne devlet yönetimine ve ne de toplumun nezdinde bir iz bıraktığını görürsünüz. Birkaç güzellik rötuşunu göz önünde bulundurmazsanız, devletin halinde ve gidişatında bir değişiklik göremezsiniz. 

 

Demokrasi, zengin Haçlıların sömürü düzeni!

Bu düzenin Avrupa ve Amerika´ya dokunmadığını görüyoruz. Toplumu sağ ve sol parçalara bölmüyor, zengini fakire ve fakiri de zengine düşürmüyor. Ekonomik krizler oluşturmuyor, askeriyeyi harekete geçirmiyor ve devrimler yapmıyor.. Toplum ile uyum içerisinde ve insanları zenginlikle morfinleyerek uyuşturmuş, paranın kölesi haline getirmiş durumda. Yegâne bu insanların hayat gayesi: para harcamak ve harcanacak parayı da kazanmak olmuş!

Haçlı Demokrasinin yatağı olan bu ülkelere biçilen görev, bundan ibaret olsa gerekiyor. Zengin kodamanların yeryüzünde sömürdüğü ülkelerin varlığını gasp ederek depoladığı ve bu birikintileri koruduğu alan: Avrupa ve Amerika!   

 

Demokrasinin faydası, dikta batılı zenginler lehine!

Bir düzen ki, kodaman ülkeler tarafından savunuluyor. Yeri geliyor, diğer fakir ülkelere diretiliyor. Bu düzenin fukaralara yaramayacağı ve onların lehine olmayacağı, zaten aşikâre başından anlaşılıyor. Yine de biraz derinliklerine gidelim ve Batı´nın bu düzeni diğer ülkelere karşı bir silah olarak kullandığını açıklayalım.

Batı âlemi bir ülkeyi sömürmek istediği zaman, ilk önce o ülkeyi karıştırır ve hazırdaki yönetimi alaşağı ederek düşürür. Daha sonra da kendi diktatörünü başa geçirir ve düzenin oturması için onunla birlikte halk üzerine bir toplu kıyım yapar.

O ülkenin ne kadar âlimi, düşünürü, bilgini ve zengini varsa, hepsini bu diktatörlerin eliyle kılıçtan geçirir. Toplumu bu şekilde dinden uzak başsız, cahil ve aç bırakır. Tam da bu sırada ´demokrasiye´ geçiş dönemi ve görevini üstlenme vakti gelmiştir.  

 

Demokrasi: Toplumu böl, parçalara ayır ve yönet!

Artık toplum istedikleri kıvama gelmiştir: Kimliği olmayan, düşünemeyen ve ekmek parasına muhtaç konumda ve Batı´ya el açar vaziyetini almıştır. Akıllara belki şu sorularda gelebilir: Ne için Haçlı-Batılılar bu ülkeleri diktatörlükle devam yönetmiyor da, demokrasiye geçme ihtiyacını hissediyorlar?  Ve ne için bir ülkenin demokrasiye geçişini diktatörlüğe başvurarak yapıyorlar da, hemen direk demokrasiyi kullanmıyorlar?

İkinci sorudan başlayacak olursak; Haçlılar başta demokrasiyi yerleştirme yöntemini kullanmış olsalardı ve insanlara kendi başlarını kendileri belirlesinler deselerdi, bu durumda istemedikleri sonuçları elde edecekleri aşikârdı.

Sömürmek istedikleri toplumlar, onları daha ülkelerine ayak basmadan ve yerleşerek sömürüye başlamadan önce, apar topar topraklarından kovarlardı. İlk önce Batı´da terör geliyor ve daha sonra demokratik sömürü takip ediyor!

Diktatörlükle devam sömürmediklerine gelince..

Hiçbir ülkede diktatörlüğün daimi kaldığı görülmemiştir. Zamanı gelmiş halk ayaklanmış ve o diktatörleri alaşağı etmişlerdir. Birinci sırada bunun önünü almışlardır ve kendi diktatörlerini yine bir diğer dikta düzeni ´Demokrasi´ ile değiştirmişlerdir.

Bir diğer nedende, diktatörlükte insanları yeterince sömüremezsiniz. Onların iş gücünü ve topraklarını yeterince kullanamazsınız. Bu da Batılıların işine ve çıkarına ters düşüyor ve gelmiyor.

Diğer bir sebebe gelince, Demokrasilerde parayı bastırırsınız ve istediğiniz yönetimi ve yöneticiyi satın alırsınız. Ya da insanları biraz aç susuz, birazda patates ve soğansız bırakırsınız.. Kansız şekilde bir değişim meydana getirirsiniz.

İstediğiniz zaman keyfinize göre ve her an için. Ülkede ne bir iç savaşa ve ne de askeri bir darbeye ihtiyaç vardır. Bu biçimde sömürünüze zarar getirmiyorsunuz ve istediğinizi ön plana çıkararak, o ülkeyi milletiyle ve zenginlikleriyle birlikte daimi olarak kullanıyorsunuz.

 

Tarihte gelen ve tarihin sayfalarına dürülen dikta düzen: Demokrasi!


Batı´nın kanlı silahı ´Demokrasi´, son yüzyılda işe yaradı gibi görünse de, artık etkisini kaybetmiştir ve insanımız tarafından kabul görmemektedir. Bu biçimdeki sömürü programı gerilerde kalmıştır ve yenilenme imkânı da yoktur artık. İnsanımız bu sömürünün arkasındaki Haçlı zihniyetin farkına varmıştır ve bütünüyle oyunlarını deşifre etmiştir.

Oyuncu belli olmuş, oyun aleti deşifre olmuş ve geriye kalan..

İnsanımızın yeniden öz benliği ve kimliği olan Müslümanlığa..

Yüce dini İslam´a ve..

şanlı tarihi olan ´Asr-ı Saadete “ yeniden sahip çıkmasıdır..

O günlerde yakın, o günler pek yakındır.

www.seriat.net