..............

m 201

TR AR  DE

Bana seçimimi sorarlar! Ne gariptir, seçimini yapan birisine neyi sorarlar?.

Elinde bir imkan, belki de bu son imkan! Bu bir sihirli değnektir: İste istediğini, dile gönlünde ne diliyorsan! Seçimler yaklaştı ve benim hatırımı dört senedir arayıp sormayanlar, benim yüzüme karşı sahte gülücüklerle yine boş vaatler etmeye başladılar. Kendi ayıplarına ortak olmamı arzulayarak, ´Oyumu´ almak için dört takla atıyorlar. Bana bu imkanı sunanlar, acaba karşılık olarak ne isterler benden? ´Karı olmayan şimdiye kadar kapımı çalmadı´ düsturuna göre, bu oyunbazlar hangi emelleri güderler?

 

Demokrasi denen illet, her telde çalar, yeter ki telleri düzenler olsun!.

Bu düzenin tersi gibi görünen diktatörlüğe baktığımızda, bu düzen insanları tehdit eder ve baskı ile yönetir. Korku salar ve kurallara uymayanlara amansız cezaları uygular. Demokrasiye gelince, bu dört senede bir göstermelik adaylarını halka sunar ve bundan dolayı da ´dört-sene-diktatörlüğü´ olarak da adlandırılır. Bu düzen bana bir taraftan veremi gösterir, diğer taraftan da zatürreyi! Sonra da bunların arasında seç seçebildiğini der. ´Eğer seçmez isen sonucuna katlanacaksın´ diyerek de, bir de tehdit savurur. Demokrasi düzeni oyunbazdır ve insanlara haklarını veriyormuş gibi görünerek, bütün haklarını ellerinden alır. Tatlı dille ve yavaş yavaş zehirleyerek, insanı insanlığından eder. Kuralına göre oynamazsan bir diktatörlüğe dönüşür ve seni kimliğinle, fikrinle, hürriyetinle ve dininle birlikte toprağın altına gömer. Üzerine de bir çiçek diker ve sahte görünümüyle ve dikenli telleriyle, bir de hayasızca insan haklarından bahseder!.

 

Seçimini yapan birisi olarak, Hıristiyanlığa ve ateistliğe kapım kapalıdır!

Etrafınıza bir bakının: Bir taraftan Hıristiyan partiler, diğer taraftan solcu ateistler gezerler. Bir de hicap etmeden Müslümanlara sorarlar: Hangisini tercih edersin bunlardan? Bunların birisi ortaçağ haçlısı ve sarhoş, diğeri de yeniçağ dinsizi ve bir berduş! Ben ise Müslüman olmam gereği, hem Hıristiyanlığı hem de ateistliği ret etmek üzere, bir olan Allah´a iman eden birisi..

Neler istenir benden, nasıl istenir bunlar benden? 

Anayasalarına gelince, bir Hıristiyan anayasası!. Hıristiyan tanrısıyla açılışını yapar ve: “Tanrı ve insanların karşısındaki sorumluluğun bilincinde olarak..” cümlesiyle başlamaktadır. Alman hukukçularına bu cümle sorulduğunda: “Tabii ki burada Hıristiyanların tanrısı söz konusudur” demekteler. Yani Hıristiyanlığı baz alan bir anayasa olarak, Hıristiyanların değerlerine göre yazılmıştır. Ne gariptir ki, İslam dinine ait bir Müslümandan, bu Hıristiyan anayasasını temel alan partileri desteklemesini beklemekteler. Bu partilerden büyük bir çoğunluğu Hıristiyan partiler, diğer arta kalan bölümü de sosyalist ateist partilerdir. 

Beyhude bir uğraşı! Müslümanlar seçimini güzel bir dine, İslam´a yapmıştır. Gayrısı bundan sonra kabul görmez..

Beyhude bir adım! Müslümanlar hâkimiyet salahiyetini Allah´a verirler ve anayasaları da Kur´an-ı Kerimdir..

Beyhude, ya beyhude! Seçimini yapan Müslümanlara başka bir seçimi sunamazsınız. Bu iş burada bitmiştir!.

www.seriat.net