..............

m 201

TR AR  DE

Biraz musibet gelince, çaresiz kalınır ve isyana paydos verilir..

Biraz rahat gelince, isyana hasret, kaldığı yerde devam edilir..



Günümüzdeki tabiatın şartlarına bakıldığında, insanların halini taklit eder gibi! İnsanlara güneş şöyle yandan dokunduğunda: “Yandık Ya Rab!” dediklerinde, Allah (cc)´ü yağmurunu gönderiyor. İnsanlar biraz da yağmurun sillesini yiyince:  “Boğulduk Ya Rab!” dediklerinde, Allah (cc) güneşin kavurucu ışınlarını gönderiyor. Bir türlü ortayı bulamayan insanlık için, hayatını nasıl biçimlendiriyorsa, tabiatın tepkisi de buna ayak uyduruyor ve karşılığını buluyor. Tabiatın tepkisine bakıldığında, insanoğlunu kendi icraatının aynasını görüyor.

Allah (cc) insana küçük ve cansız bir musibeti gönderiyor, eli ayağına dolaşıyor ve ne yapacağını bilemiyor. Hüzün yakarış, mahcubiyet ve çaresizlik içerisinde insan masumane boynunu büküyor. Aylar geçiyor yaz oluyor sıcak oluyor, musibet gerilemeye başlıyor. Küçük merhemlerle yaralar sarılmaya başlıyor. Biraz nefes alınca insanın kendisine güveni geliyor, rahatı geliyor ve kafası dikleşmeye başlıyor. İsyanlar ve haramların yanında, meydanda Yaratıcıya karşı külhan kesilmeye başlıyor.


Birkaç ay geçmeden musibetin bir çeledi geliyor. Ondan öncekini mumla aratır hale geliyor. Bizim insan yine aynı role giriyor ve yeniden boynunu bükmeye başlıyor ve sil baştan sızlamaya başlıyor.

Bir musibet geliyor ve bir musibet gidiyor: Yeryüzü beşik gibi sallanıyor, üzerinde ne varsa yıkıyor! Büyük bir havuza dönüşüyor, önüne ne gelirse sürüklüyor, üzerinde olanları yutuyor! Bazı zamanda kıpkırmızı kömürden ateşe dönüşüyor, üzerinde olanları un ufak küle çeviriyor!

Bir önceki musibetten ders alamayan insan, böylecene bir sonraki musibete sürükleniyor. Kendisi iki uç zirve arasından gelip gidiyor.

Zavallı insanoğlu! Kâh isyan içerisinde boynu dikleşiyor ve meydan okuyor. Kâh çaresizlik içerisinde ümitsiz ve boynu bükük köşesinde eridikçe eriyor! Bir türlü ortayı bulamayan insanoğlu, tabiatın kendisine orta şeker ortamı sunmasını hayal ediyor!.

Bu durumu açıklayan Ayet-i Kerimeyi hatırlayalım: "İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır." (Rûm 30/41)

www.seriat.net