..............

m 201

TR AR  DE

Terörizmin babası Yahudilere duyurulur: Filistin, bu lokma büyük lokma!

Tarihleri boyunca bir karış toprağa sahip olamayan Yahudiler, kıyamete kadar da bu yokluğun acısını çekmeyi hak eden sinsi bir topluluktur.  

İçlerindeki kirli hesapların üzerine bir de devlete sahip olmaları, onların insanlık için ne kadar büyük bir tehlike oluşturacaklarını, zamanımızdaki gelişmelerde bizatihi görmekteyiz.

Dört bin senelik tarihlerinde bir devlete sahip olamadılar, zamanımızda sahip değiller ve gelecekte de inşallah sahip olamayacaklardır!

 

Hesabı kirli olanlar bu durumda neye başvururlar dersiniz? Kelimenin tam manasıyla: Asalaklığa!

Başkalarının devletine ve toprağına göz dikerek, bedavaya konarak, parasal güce ve teröre de başvurarak, meseleyi oldu bittiye getirmeye çalışımaktalar. İşte Filistin topraklarının üzerine Yahudiler böylece, kara kargalar gibi üşüştüler. İnsanlıkta nasibini alamayan bu nasipsizler, bu kutsal toprakları gasp ederek ve Müslüman halka karşı baskı ve şiddete başvurarak, işgallerini kabul ettirmeye çalışmaktalar!

 

Filistinli çocukların, Ebabil kuşları misali, avuçlarındaki minik taşlar!

Gel gör ki, Yahudi parasının geçmediği ve şiddetinin işlemediği bir gerçekle karşılaşır: Asil ve mücahit olan Filistin halkı, çocuğuyla, genciyle yaşlısıyla, kadınıyla ve erkeğiyle, bir çelikten duvar gibi karşılarında dururlar.

Tek başına ve sadece yumruğuyla ve bir elin içine sığacak kayadan ayırdıkları taştan parçalarla direnirler. Tanklara ve füzelere karşı, dünyanın gelişmiş satılık ordusu ve istihbaratına karşı, ellerindeki bir avuç taşlar ile karşı koyarlar.

Ebabil kuşlarını misal alan yavrular, topladıkları taşlarla birlikte, Yahudi-Ebrehe ordusunu perişan eyler. Filistinli küçük kahraman mücahit ve mücahideler.. Asil ve vakarlı Filistinli çocukların direnişinin karşısında, Yahudilere de ancak kepazelik ve perişanlıktan gayrısı yakışmazdı!

 

Aklını tümüyle yitirmiş Yahudiler, Mescid-i Aksa´yı varlıklarıyla kirletirler!

Yahudiler, bununla da yetinmeyerek, alçalan karakterlerine bir alçaklık daha eklediler ve Mescid-i Aksa´yı rahatsız eylediler. Küçülen zekâlarıyla birlikte Müslümanların kutsalıyla oynama cüretini gösterirler. Ya akıl diye bir şeyleri tümüyle kalmamış, ya da bu insanlıktan nasibini almamışlar güruhu, ne ile oynadıklarının ve kimler ile oynadıklarının hayalini bile edemeyecek haldeler. İki Filistinli çocuğun ve ellerindeki üç taşa karşı Yahudiler yere serilmiş ve perişan vaziyetteler. Bunun gerisini ve Müslümanları karşılarına alınca başlarına gelecekleri, uzun uzadıya düşünsünler.. Artık rahat bir uykuya dalmak yoktur onlara. Tarihe bir kara leke olarak geçecekleri günler yakın, uzak değildir yarından da yakın!.