..............

m 201

TR AR  DE

Hıristiyanların ve Yahudilerin ´katliama´ olan aşkı neye dayanıyor?!

Biraz insanlığı olan, biraz da insafı olanlar, gözle görünen bu Yahudi katliamına karşı en azında susmayı tercih ederler. Dünya üzerinde kirli işlerle tanınan Yahudi lobilerinden çekinirlerse, çetelere karşı gücü yetmez ve seslerini çıkaramaz bir halde ise, insanlık duygularını bastırır ve en azında susarlar. Kadınların ve çocukların parçalara ayrılarak öldürülmesine (Yahudilerin katliamına), Hıristiyanlığı temsil edenlerin bir bölümü susmayı tercih ettiler ve görmemezlikten geldiler. Bir büyük bölümüne gelince, demek ki ipleri sıkıca Yahudi çetelerin elinde ki, onlar Filistinli sivillere karşı uygulanan bu terörü savunacak seviyeye kadar düştüler ve insanlıklarından geçtiler.  

Papaz ve Hıristiyan âlemi sessiz, Yahudi katliamına karşı ne için susarlar?

Birinci sebebe bir nebze de olsa değinmiştik. Yahudi lobileri parayla ve tehditlerle, kendilerine karşı olan politikacıları şantajlarla sustururlar, yeri gelir ayaklarını da kaydırırlar. Yahudilerin ustaca başardıkları siyasi linç, ekonomik linç ve bu da para etmezse, karşıtlarının gidişatlarını sonlandıran suikastlar! Bir başka deyimle, Amerika ve Avrupa´da ki politikacıların ipleri, bu Yahudi terör lobilerin elinde bulunuyor. Nereye doğru oynatırlarsa, oraya doğru bu politikacılar koşarlar. Kendi başlarına düşünemedikleri gibi, kendi başlarına da bir karar veremezler. Eğer denemeye kalkarlarsa, bu onların son kararı ve son deneyimi olmuş olur.

İkinci sebebe gelince: Açıkça söylemeye cesaret edemeseler de, Hıristiyan milletler yeniden Yahudileri kendi topraklarında görmek istemiyorlar. Ortaçağ Avrupa´da Yahudilerin kökünü kazımışlar ve geriye kalanını da kovmuşlardı. Şimdi ise yeniden Avrupa´ya ve Amerika´ya yerleşmelerini istememekteler. Filistin´de ki Müslümanların başına sardıkları bu belanın, yeniden kendi kıtalarına göç etmelerine ve yerleşmelerini engellemenin derdindeler. Bundan dolayı da Yahudilerin yaptıkları her terörü sineye çekiyorlar ve onları destekliyorlar. Yeter ki Yahudiler kendilerinden uzak dursunlar, kıtaların üstünde uzaklarda kalsınlar!

Üçüncü sebebe gelince: Hıristiyanların Müslümanlar ile olan Haçlı Seferlerinde kalma bir hesaplaşma duygusu, halen zihinlerinde tazeliğini korumaktadır. Avusturya´da Viyana kapılarına kadar dayanan Müslümanlara karşı korku dolu kâbuslarını hala yenememişlerdir. Bundan dolayı da gün geçmez ki, politikacılar ve papazlar medya aracılığıyla ´İslam düşmanlığını´ hatırlamasınlar ve imansızlıklarını tazelemesinler. Akşam sabah döner dolaşır, İslam terörü ve Müslüman terörü tabirleri, çocuklarının yemek masasına servis edilir ve afiyetle yedirirler. Gün geçmez ki, bu beyin yıkama işlemlerini tazelemesinler.

Yahudilerin uyguladıkları bu terörü de onaylamaları tam burada, kendi içlerindeki Müslümanlara karşı hesaplaşmanın bir tezahürü olarak ifşa olunuyor. Yahudi terörünü desteklemelerinin ve alkışlamalarının ana sebebi burada odaklanıyor ve burada düğümleniyor. Kendi öz benliklerinde iç âleminde geçirdikleri kirli duyguları, Yahudiler sahada Müslümanlara karşı tatbikatta uyguluyorlardı! Müslüman çocukları, Müslüman kadınları ve topluca sivilleri katlederek, onların tarihi intikamlarını alıyorlardı!

Yahudiler ve Hıristiyanlar sarmaş dolaş, bir yılan topluluğu gibi!

Buna yılanların çıyanların dostluğu da diyebiliriz. Gözlerine kestikleri bir ava saldırırlar ve daha sonra da bununla yetinmeyerek, birbirlerini parçalamaya başlarlar. Hedefleri bir olunca, onları bir olarak görürsünüz. Çıkarları çatışınca da amansız bir düşmanlığa, birbirlerinin soyunu kurutacak kadar insafsızca bir savaşa girişirler.

Yahudilerin katliamına karşı susmalarının sebeplerinden bir tanesi de işte burada: Zamanında Hıristiyan teröristlerin Yahudi topluluğuna karşı yaptıkları soykırım ve katliama karşılık.. Yahudi topluluğunun da Filistinli Müslümanlara yaptığı katliama ve soykırımına sessiz kalmalarıydı. Yani bu şekilde kendi kirli tarihlerinde Yahudilere karşı olan katliamı, Filistinlilere yapılan Yahudilerin katliamına susarak, borçlarını denkleştirmiş oluyorlardı. Hesaplarını bu şekilde eşitleyerek kapattıklarını düşünüyorlar.

Kirli insanların ve milletlerin birbirine karşı desteği ve denklemi, demek bu şekilde oluyormuş: Karşılıklı soykırım ve katliamlara destek çıkarak, kir kiri temizler düşüncesine aldanarak, beyaz bir kimliğe ve tarihe sahip olduklarını zannediyorlar! Oysa bir kir diğer bir kire sıvanmayla birlikte, daha da sahiplerini kirletir ve onları topluca bir kir yumağı haline getirir.

Devran hep böyle kirlilerin etrafında dönecek değil ya! Mutlaka bunların da tükenmek üzere bir zamanı var. Kum saatinin tanecikleri gibi sonlarını getirecek bir miatları var.

Medeniyetsizlerin zamanı dolunca, ortamı temizlemek üzere, medeni eli güçlü birileri (Müslümanlar) gelir artık gündeme.

Alırlar eline süpürgeyi ve küreği, kirlenmiş ortamı son toz kırığına kadar toparlayarak, tarihin doyumsuz çöplüğüne gömerler.

Onun akabinde dünya sulh görür, barış görür, adalet görür ve medeniyet görür.

www.seriat.net