..............

m 201

TR AR  DE

Hayatı güzel kılan, güzel düşüncelerin getirdiği esenliklerdir!.

Güzel bakan, güzel görür, ya güzel baktığını zannedenin hali nicedir? Her kim kaşının üzerindeki karayı görür? Onu kabul etme şöyle köşede kalsın! Sebebine gelince, her göz kendinden başkasına bakar. Arada sırada bakışlar kendisine dönünce, eğrileri büğrüleri örter kapatır, onları görmemezlikten gelir.

Güzelin tarifi yoktur, bu bir bakış açısıdır!

Hislerimiz çoğu zaman bizimle oynar. Doğan güne bakışımız, güneşle yağmur arasındadır. Biri geldiği zaman neşeli başlarız güne, diğeri geldiği vakit ise yorgun ve bıkkın bir hal alırız. Bazı zaman bir kelime yeter, birilerine karşı sevgimizde güçlenmemize. Bazı zaman gelir bir hareket yeter, onunla kapıları ebediyete örtmemize. İnsan çok hissi bir varlıktır, hayat denen zamanda aklın yeri ve mantıkin alanı çok kısıtlıdır. Akıl ile mantık harekete geçerek yolunu alana kadar, hisler yedi dağı aşmışlardır, gerisin geriye de yol almışlardır.

Bizi biz yapan, bizi bizler ile sınayan yine hislerimizdir!

Sevgi bir histir, tarifi yapılmaz. Tarife kalkan, bunun içerisinde kesinkes çıkamaz.. Sevginin ölçüsü tartılmaz boyuna gelince biçilmez.. Güzel duygularımızı bu hisler ile sevgiyle karşılarız. Akıl bu duruma sadece seyircidir, hesabını yapar sonucunu anlamaz!. Güzelliklerle başladık, güzellikler ile sonlandıralım. Hayatı gülüyle dikeniyle, acısıyla tatlısıyla, düzlüğüyle dağı ve bayırıyla, topluca, sevgimizin kaynağı olarak görelim.
Gülü sevmek, dikeninin tatlı acısına katlanmamızı beraberinde getirir. Gülü dikeninden ayırmaya kalktığımız vakit, hem dikensiz hem de gülsüz kalırız. Bunu böyle kabul etmemiz gerekir.

Zorluk olmadan tatlı hedeflerin zirvesine, dikenli yolları aşmadan gülistanlığa..
Birinin acısına katlanmadan diğerinin tatlı mükâfatına ´asla´ ulaşılmaz!