..............

m 201

Peygamber Yolu CeridesiMetin Kaplan´a -özgürlük- Peygamber Yolu TR AR  DE

ANA SAYFA ..............Yenilikler ..............Kitaplar..............Bildiriler ..............Hutbeler.............. D-I-A Dergisi ...


ÇANAKKALE DESTANI

1914 yılında Birinci Cihan Harbi başladı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun o zamanki idarecileri Enver, Cemal ve Talat Paşa’ların oyunları ve zorlamaları ile bizde harbe Almanlar safında katıldık.

Osmanlı ordusu harbe hazırlıklı değildi. Buna rağmen Kafkasya’da, Galiçya’da (Romanya), Sina yarım adasında, Filistin’de ve diğer cephelerde kahramanca savaştı.

Birinci Cihan savaşının en zorlusu ve kanlısı Çanakkale oldu.

Düşmanlar, Çanakkale boğazını geçmek istediler. Geçebilselerdi İstanbul’u işgal edecekler, Osmanlı Devletine son verecekler, Karadeniz’e çıkıp Ruslar’a yardım edeceklerdi.

1915 yılında İngiliz ve Fransız donanmaları en güçlü savaş gemileri ve bütün güçleri ile Çanakkale boğazına saldırdı. Havadan uçakları kullandı. Karaya asker çıkarmaya başladı.

Esad Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu bütün gücü ile Çanakkale boğazını savundu. Karaya asker çıkarma yapmalarını önledi. En modern savaş gemilerini batırdı. Düşman çok büyük kayıplar vererek kaçmak mecburiyetinde kaldı.

İngilizler ve Fransızlar tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birine uğradılar.

Çanakkale savaşlarında 250 bin şehit, 150 bin yaralı verdik. Çanakkale sahilleri karış karış savunuldu. Her karış toprağında bir şehidin kanı vardı.

Çanakkale imanın küfre, azmin ve gayretin en modern harp silahlarına üstün gelmesinin destanıdır.

Merhum Mehmed Akif Ersoy, bu destansı savaşı; ’’Şu Boğaz harbi nedir? Var mı dünyada eşi, En keşif orduların yükleniyor dördü, beşi’’ şeklinde başlayan şiirinde dile getirmiştir.

Düşmanın vahşi durumu, savaşın oluşumu, askerimizin kahramanlığı, şehidlerin ulvi derecelerini şiirinde güzel bir şekilde işlemiştir.