..............

m 201

Peygamber Yolu CeridesiMetin Kaplan´a -özgürlük- Peygamber Yolu TR AR  DE

ANA SAYFA ..............Yenilikler ..............Kitaplar..............Bildiriler ..............Hutbeler.............. D-I-A Dergisi ...


Lut Kavmine Özenenler

Hz. İbrahim’in kardeşinin torunu olan Hz. Lut, Humas’ta bulunan „Sodom“ şehri halkına peygamber olarak gönderilmişti. Bu şehir halkı hiç bir milletin yapmadığı bir fuhşu (homoseksüellik) yapıyordu. Lut (a.s.)’ın nasihatlerini dinlemeyip, kötülüklerine devam ettiler. Nihayet Lut Peygamber ilâhî emir neticesi kendine inananlarla beraber geceleyin şehri terk etti. Kavmi ise zelzele, başlarına yağan müthiş taş ve yağmur ile helak olup gittiler. İşte küfrün ve fuhşun sonu böyle neticelendi.

Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’inde Lut (a.s.)’ın kavmini şöyle anlatıyor:

„Lut’u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki; „Sizden önceki milletlerin hiçbirinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyorsunuz? Çünkü siz, şehveti temin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkın bir milletsiniz!“ Kavminin cevabı, „Onları (Lut’u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış!“ demelerinden başka bir şey olmadı!

Biz de onu ve karısından başka aile efradını kurtardık. Çünkü karısı geride kalanlardan (kâfirlerden) idi!

Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki, günahkârların sonu nasıl oldu!“ (A’raf; 80-84)

Hud Suresi’nin 81-83. ayetlerinde yüce Allah Lut kavminin hadisesini şöyle naklediyor:

„(Melekler) dediler ki; Ey Lut! Biz Rabb’inin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle (yola çıkıp) yürü. Karından başka sizden hiç biri geride kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan (helak) zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?

Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine (balçıktan) pişirilip istif edilmiş taşlar yağdırdık.

(O taşlar:) Rabb’inin katında işaretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zalimlerden uzak değildir!”

Tarihte Lut (a.s.)’ın kavminin mübtela olduğu o iğrenç sapıklık yüzünden kendi kendilerinin sonlarını hazırladıklarını Rabb’imizin Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla bildirmesiyle bilmekteyiz. İçine düştükleri bu sapıklıktan ötürü Lut kavmi müthiş bir ceza ile cezalandırılmış ve helak olmuşlardır.

Günümüzde bu sapıklığın hızla yayıldığı bir ortamda, batı dünyasında da son yıllarda giderek daha bir yaygınlaştığını görmekteyiz..

Bundan yaklaşık 20 sene önce Almanya Anayasa Mahkemesi, aynı cinsten olanların evlenmelerinin ve birbirleri arasındaki hukukî ilişkinin, aynen evli kimseler arasındaki gibi hukukî neticeler doğuracağını kabul eden bir karar vermiş, her ne kadar Kilise bu kararı benimsemese de, sapık ruhlu kişiler hemen yığınla kendi cinslerinden olanlarla hukukî evlilik birliğini başlatmak için evlendirme dairelerine başvurmaya başlamışlardı.

Aynı sapkınlık İslam memleketi olan Anadolu’muz da da yapılmak istenmektedir. Adına ‘‘İstanbul Sözleşmesi‘‘ dedikleri bu kepazelik ve cinsi sapıklığın resmen kanunlaşması (2011-12) kendilerini muhafazakâr olarak tanımlayan kişilerin eliyle yapılması ayrı bir kepazeliktir.

Gerçi dün (19 Mart 2021) itibarıyla T.C. Cumhurbaşkanlığı tarafından bu sözleşme feshedildi. Zaman ne gösterecek hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Bütün bunlar basite alınacak ve göz yumulacak meseleler değildir. Bu ailelerin çökmesi, toplumun yara alması demektir.

21. yüzyıla ayak uydurmak ve medenî kişiliğe bürünmek, şayet insanların kendi cinsleriyle hiç de uygunsuz bir şekilde sapıklığa başvurulacaksa, öyle medeni 21. asır da yerin dibine batsın!

Yüce Allah bizleri helak olunan kavimlerin şerrinden ve kurunun yanında yanan yaşlardan olmaktan muhafaza buyursun!