..............

m 201

TR AR  DE

LAİKLİK DİNSİZLİKTİR!..

Türkiye'nin Kemalistleri ile İslam'ı eksik ve yanlış bilen muhafazakâr kesim ve Laik sistemi savunan bel'amları Kur'an'ın ahkâm, yani muamelât ve ukûbat ile ilgili ayetlerini inkâr ederek, tatbik edilemeyeceğini iddia ediyorlar. Bu hem İslam'a büyük bir iftira, hem de dünya ve ahiret azabını gerektiren büyük bir cürümdür!

"Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanların cezası dünyada rezil rüsvay olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise azabın en şiddetlisine atılacaklardır. Allah sizin yaptıklarınızdan gafil değildir!"

(Bakara Suresi; 85)

Müslüman Milletimiz!

Laiklik, kesinlikle İslam ile bağdaşmaz. İslam, hükümlerinin bölünmesini, bir kısmının tatbik edilmesini, diğer bir kısmının terk edilmesini kabul etmeyen, hayatın her sahasına ve safhasına ve bu meyanda devlete ait hükümleri bulunan, son kâmil dindir.

Laiklik ise dinî bağlardan kopmak, dinden ayrı olmak demektir. Laikler bizzat laikliği, „Dinin devlet işlerine karışmaması, devletin de din işlerine karışmaması“ diye târif etmektedirler.

İşte bu tarife göre laik devlet, dinin karışmadığı, dinden ayrı bir devlettir. Yani onlar için din ayrı, devlet ayrıdır. Lisanımızda dinden ayrı, dinin haricinde olan her şeye dini olmayan, yani dinsiz derler.

Müslüman Milletimiz!

Bir devletin ya dini vardır, dinî bir devlettir. Ya da dini yoktur, laik devlettir.

Fakat buna rağmen rütbeli, yüksek makamlı hatta sarıklı birçokları „Laikliğin dinsizlik olmadığını, İslam ile bağdaşdığını“ söylemektedirler. Üstelik Müslümanları aldatmak için „Camiler açık, namaz kılınıyor, oruç tutuluyor. İbadetlerimiziyerine getiriyoruz. Laiklik hiç dinsizlik olur mu?“ diyorlar.

Bununla İslam’ın bir kısmına izin veriyorlar ama İslam’ı, devletin bütün safhalarından ayırıyorlar.

Müslümanları kandırmak için her türlü yola başvuruyorlar. Bununla da yetinmeyip, Müslümanları yıldırmak, sindirmek ve konuşturmamak için baskı ve cebir yolunu seçip, ağır cezalarla korkutmak istiyorlar.

Müslüman Milletimiz!

Bugün ülkenin bu hale gelmesinde, terörün, anarşinin artmasında, ekonomik istikrarın yok olmasında işçinin, memurun, emeklinin maaşını alamamasındaki en büyük etken bu illettir.

Türk'ü, Kürd'ü, Laz'ı, Çerkez'i birbirinden koparan, aralarına derin uçurumlar koymaya çalışan laik yönetimdir.

İnsanlar İslamî eğitimden uzaklaştırılmış, maneviyatları yok edilmiş, Allah kanunu rafa kaldırılıp, hakarete maruz kalmıştır. Böyle bir toplumun huzur ve sükun bulması mümkün mü?

Müslüman Milletimiz!

Bunların tehditlerine aldırmadan, korkmadan mücadelemize devam edelim. Laiklik illetinden kurtulalım. Halkımızı bu ‘‘Laik-Dinsizliğinden‘‘ kurtaralım. Dinimize, imanımıza, mukaddesatımıza hakaretler ayyuka çıkmaktadır. Bu gidişe bir son vermek zorundayız.

Müslüman Milletimiz!

Hep birlikte Kur’an’a sarılalım. „Kaynak Kur’an, Örnek Peygamber“ düsturuyla hareket ederek bütün batıl ve beşerî ideolojileri kaldırıp tarihin çöplüğüne atalım. Hep bir ağızdan laikliğin dinsizlik olduğunu, bir Müslümanın laik olamıyacağını herkese anlatalım. Bu laiklere, bu batı kuklası işbirlikçi hainlere dur diyelim.

Müslüman Milletimiz!

Biz İslam ile şeref bulmuş bir milletiz. İzzeti, şerefi İslam'ın dışında ararsak Allah bizi zelil ve rezil eder!