..............

m 201

TR AR  DE

İSLAM’DA EŞLER ARASI SEVGİ VE MUHABBET!

Eşlerimiz, hayat yoldaşımız olarak Rabb'imizin bize tevdi ettiği mukaddes bir emanettir!

Evlenmek erkek ve kadın her ikisi için de zorunludur. Kadın ve erkek bu sayede bir araya gelir, aile hayatını kurar, birbirlerini tamamlarlar. Aralarında sevgi ve saygı hasıl olur; Hem dünyadan zevk alırlar, hem de ahiretlerini mamur etmede birbirlerine yardımcı olurlar.

Bu hususu Kur'an-ı Kerim şöyle açıklar:

"İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda muhabbet -sevgi-; merhamet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının (ayetlerinden) delillerindendir. Bunlarda tefekkür edip düşünenler için dersler-ibretler vardır!" (Rum Suresi; 21)

Görüldüğü gibi, dinimizde karı-koca münasebetleri o kadar mühim, o kadar önem taşıyor ki, onların yaratılışları, birbirlerine sevgi beslemeleri Allah'ın ayetlerinden sayılıyor. Karı ve kocadan her biri, diğerinin vakar ve namusunu, haysiyet ve şerefini korumada ve aynı zamanda her biri öteki için bir süs ve ziynet olmada birer elbise mesabesindedirler.

Mutlu ve sağlıklı bir evlilik yapmak istiyorsak sevgili Peygamberimizin evleneceklere ve evlenmeyi düşünenlere altın değerindeki şu sözleri evlilik yolunda temel kural olmalıdır.

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

"Her kim bir kadınla şerefinden dolayı evlenirse, Allah ona zilletten başka bir şey vermez. Her kim malı (zenginliği) için evlenirse, Allah ona fakirlikten başka bir şey vermez.

Her kim soyu-sopu için evlenirse Allah ona alçaklıktan başka bir şey arttırmaz.

Her kim de, bir kadınla ancak gözünü haramdan korumak, namusunu muhafaza etmek veya akrabalarına yardımcı olmak için evlenirse, Allah onun için o kadına hayır ve bereket, o kadın için de kendisine hayır ve bereket verir!"

Zerafet ve nezaketin zirvesinde bulunan şefkat Peygamberi şöyle buyurmaktadır:

"Bir Müslüman erkek, eşine baktığı, eşinin de ken¬disine baktığı vakit, Allah-û Teâlâ her ikisine de rah¬met nazarıyla bakar. Ve erkek, hanımının elinden tut¬tuğu zaman, her ikisinin de günahları parmaklarının arasından dökülüp gider!"

"Hediyeleşin, çünkü hediye aradaki sevgiyi artırır, düşmanlığı giderir!" buyurur Allah'ın Resulü.

Eşimizle hediyeleşmemiz, aramızdaki muhabbeti arttırıyor. Belki de çoğumuzun pek de önemsemediği ve yapmadığı "Elini tutmak" ve "Seni seviyorum" demek aslında ne kadar büyük bir rahmete dönüşüyor!

Eşlerin günahlarının dökülmesine vesile oluyor. O zaman bunun farkında olalım ve hayat yoldaşı olan sevgili eşlerimize her an sevgi ve şefkatimizi eksik etmeyelim, gösterelim!

Biz bir birimizi sevdikçe madem Allah'ın rahmetini kazanıyoruz, o halde Allah'ın rahmetini kazanmak için bu sünneti yerine getirelim.

Peygamber Efendimiz; "Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allah-û Teâlânın size emanetidir. Allah'ın emanetine yumuşak olun, iyilik edin!" buyurmuştur. (Müslîm)

Veda Hutbesini irad ederken şu sözleri söylemiştir:

"Ey İnsanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Sizin kadınlar üzerinizde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır!"

Resulullah (s.a.v.) vefat etmeden önce Ashabına şu vasiyette bulunuyor:

"Gözümün nuru Namaza riayet edin, terk etmeyin; Bir de kadınlarınızı, hanımlarınızı gözetin, onlara asla zulmetmeyin!"

"Unutmayalım ki, dünya hayatı kadın ve erkeğin birbiriyle rekabet ettiği yarış pisti değil, karşılıklı sevgi, saygı, sadakat, sabır ve ünsiyetle Rab'lerinden dua lisanıyla istedikleri cennetin kazanma alanıdır. Ve yine unutmayalım ki kadın, cinsel bir obje ve eğlence metaı değil, hemcinsimiz ve hayat yoldaşımız olarak Rabb'imizin bize tevdî ettiği mukaddes bir emanettir. İnanç mefkûremizde ’Sevgililer Günü’ yoktur. Çünkü sevgiye gün tahsis edilmez. Kendisine gün tahsis edilen sevgi kaybedilmiş bir hazinedir. Sevgi, bütün sıcaklığı, iffet ve nezaheti ile ömür boyu yürekte taşınır, 365 gün sadakat ve vefa ile yaşanır. Cananımız olan sevgili eşlerimize veya eş adaylarımıza sunacağımız en güzel hediye sevgi ve vefa dolu kalbimiz, takdim edeceğimiz en güzel çiçek buketi tatlı dilimiz ve güler yüzümüzdür. Gerisi ise ’Yarım elma, gönül alma’ kabilinden teferruattır. İhanet, aldatma ve şiddetin ayyuka çıktığı bir dünyada kendisi de bir aldatmaca olan sevgililer günü kaç kuruş kıymet ifade eder ki?"

Vefakâr bir eş olan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hanımı Hatice validemize olan sevgi ve sadakatına bir göz atalım:

Aişe validemiz bir gün Efendimize; ölüp gitmiş olan Hatice'yi niçin hiç unutmadığını, onu her defasında andığını, onun yakınlarına hürmet edip sevgi ve saygı gösterdiğini sorar.

Efendimiz (s.a.v.)'in cevabı şu olur:

"Elbette unutmam onu ey Aişe! Çünkü herkesin bana karşı geldiği günde o benim yanımda oldu. Herkesin beni reddettiği devrede o beni tasdik etti. Herkesin bana, "vazgeç, muvaffak-başarılı olamazsın!" dediği günlerde o bana, "Devam et, başaracaksın!" dedi. Malıyla da, canıyla da yanımda oldu, destek verdi. Bunun için onu unutamam!" demistir.